Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’da enerji zirvesinde konuştu. Türkiye’yi Avrupa’nın enerji merkezi yapma hedefi ve yerli kaynak keşiflerindeki başarıları vurguladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2. İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi’nde yaptığı konuşmada Türkiye’nin enerji alanındaki hedeflerini ve mevcut durumunu değerlendirdi. Erdoğan, küresel enerji arz güvenliğinin önemine vurgu yaparak, Türkiye’nin bu alanda stratejik bir konuma geldiğini belirtti.
Enerji arz güvenliğinin milli güvenlik, kalkınma ve bağımsızlık için kritik önem taşıdığını vurgulayan Erdoğan, petrol ve doğal gazın stratejik kaynaklar olmaya devam ettiğini söyledi. Rusya-Ukrayna Savaşı ve İran’a yönelik saldırıların enerji tedarikinde ciddi sıkıntılara yol açtığını, fiyatların yükseldiğini ve üretimin olumsuz etkilendiğini aktardı.
Erdoğan, Türkiye’nin zengin enerji kaynaklarına sahip ülkelerle güçlü bir köprü ve kavşak noktası olduğunu ifade etti. Ülkenin sağduyulu siyasetiyle savaşların dışında kaldığını ve diplomasiyi önceliklendirdiğini belirtti. Bu sayede Türkiye’nin hem enerji naklinde güvenilir bir ortak hem de barışın kilit aktörü olarak öne çıktığını kaydetti. Bu durumun orta ve uzun vadede olumlu etkiler yaratacağına inandığını dile getirdi.
Türkiye’nin 5 boru hattıyla Rusya, Azerbaycan ve İran’dan doğalgaz temin ettiğini açıklayan Erdoğan, 39 ülkeden 50’den fazla şirketten doğal gaz tedarik eden dev bir enerji altyapısına sahip olduklarını söyledi. LNG terminalleri, FSRU tesisleri, depolama yatırımları ve boru hatlarıyla ülkeyi Avrupa’nın en güçlü enerji merkezlerinden biri haline getirdiklerini vurguladı. Yeni yatırımlarla günlük LNG gazlaştırma kapasitesini 200 milyon metreküpe çıkarmayı hedeflediklerini belirtti.
Erdoğan, Türkiye’nin enerjide paradigma değiştirdiğini ve son 10 yılda bu alana büyük yatırımlar yaptıklarını ifade etti. ‘Bulanlar ancak arayanlardır’ şiarıyla hareket ettiklerini sözlerine ekledi.
Fatih Sondaj Gemisi ile Cumhuriyet tarihinin en büyük doğal gaz keşfini gerçekleştirdiklerini belirten Erdoğan, Sakarya Gaz Sahası’nda günlük üretimin 9,5 milyon metreküpe ulaştığını ve milyonlarca hanenin enerji ihtiyacını karşıladığını söyledi. Osmangazi Üretim Platformu’nun devreye girmesiyle 2026’da günlük üretimin 20 milyon metreküpe, 2028’de ise 45 milyon metreküpe çıkarak 16-17 milyon haneye yerli gaz ulaştırılacağını kaydetti.
Gabar’da gerçekleştirilen petrol keşfinin de Cumhuriyet tarihinin en büyük petrol keşfi olduğunu belirten Erdoğan, yurt içi petrol üretiminin yüzde 44’ünün Gabar’dan sağlandığını aktardı. Terörle anılan bölgelerin artık üretim ve yatırımla anıldığını, güvenlik tehdidi nedeniyle atıl kalan yerlerde turizm, istihdam ve tarımın geliştiğini vurguladı.
Gabar keşfinin ardından Diyarbakır’da 4 saha belirlendiğini ve önümüzdeki 3 yıl içinde 24 kuyuda çalışma planlandığını belirten Erdoğan, Türkiye Petrolleri’nin toplam 1 milyon varil petrol ve doğal gaz üreten bir şirket haline gelmesi için yurt içi ve yurt dışı çalışmalarını artırarak sürdüreceklerini söyledi.
Kendi mühendisleri, gemileri ve ekipmanlarıyla ‘mavi vatanda’ arama faaliyetleri yürüttüklerini yineleyen Erdoğan, Fatih Sondaj Gemisi ile yapılan keşfin önemini vurguladı. Sakarya Gaz Sahası’ndaki mevcut üretimin milyonlarca hanenin ihtiyacını karşıladığını ve 2026’da 8 milyon haneye ulaşacaklarını dile getirdi.
Türkiye’nin kendi kaynaklarını geliştirirken küresel enerji diplomasisinde güvenilir ortaklardan biri olarak öne çıktığını ifade eden Erdoğan, Somali, Pakistan, Libya ve Orta Asya’daki işbirliklerini örnek gösterdi. Somali açıklarındaki derin deniz arama sondajının tarihi önem taşıdığını ve 6 ila 9 ay arasında tamamlanmasının öngörüldüğünü belirtti. Suriye’deki maden ve petrol tarafında da yeni hükümetle ortak çalışmaların devam ettiğini ve sürecin tamamlanmasıyla yeni işbirliği fırsatları doğacağını söyledi.
Erdoğan, dünya bor rezervlerinin yüzde 73’üne sahip olan Türkiye’nin, Eti Maden aracılığıyla dünya bor pazarının lideri olduğunu belirtti. Eskişehir Beylikova’da keşfedilen nadir toprak elementi rezervinin Türkiye’yi kritik madenler alanında küresel ölçekte şampiyonlar ligine taşıdığını ifade etti. Eskişehir Kırka’da kurulan pilot tesiste lityum karbonat üretiminde ilk ürünün elde edildiğini ve yıllık 600 ton kapasiteli endüstriyel tesisin kurulumunun sürdüğünü kaydetti.
Savunma sanayiinden yüksek teknolojiye birçok sektörün geleceğinin bu kaynaklara bağlı olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye’nin bu yarışta seyirci değil, oyun kurucu olmayı hedeflediğini söyledi. Son 23 yılda bunun altyapısını sağlam bir şekilde hazırladıklarını ve dünyanın en büyük derin deniz filosuna sahip 4’üncü ülke olduklarını vurguladı.
Mersin Akkuyu Nükleer Güç Santrali ile yeni bir çığır açtıklarını, güneş, rüzgar ve hidroelektrik santralleri gibi temiz enerji alanında tarihin en büyük projelerini hayata geçirdiklerini aktardı. Tüm bu başarıların temelinde ülkede tesis edilen güven ve huzur ikliminin yattığını belirtti. Enerjide de tarihi bir başarıya imza attıklarını ve bu alanda daha büyük başarılarla ülkeyi buluşturmakta kararlı olduklarını söyledi. Karada ve denizde ne kadar tabii kaynak varsa işleyerek Türkiye’nin atılım sürecinde lokomotif görevi görmesini sağlayacaklarını ifade etti.
Erdoğan, savunma sanayiinde olduğu gibi enerjide de tam bağımsızlığın Türkiye’nin ‘Kızılelma’sı olduğunu ve bu hedefe doğru emin adımlarla yürüdüklerini vurguladı. Bu yürüyüşün önünün kesilmesine müsaade etmeyeceklerini sözlerine ekledi.
Türkiye’nin en güçlü ve en iddialı haber teması: Seobaz Haber Teması. Hız, SEO uyumu ve modern tasarımıyla rakiplerinizi geride bırakın, haber sitenizi zirveye taşıyın.
Yorum Yap