James Webb Uzay Teleskobu, erken evrene dair bugüne kadarki en net görüntüsünü elde ederek en uzak galaksileri keşfetti ve evrenin oluşumuna dair mevcut modelleri sorgulatan yeni bulgular ortaya koydu.
Yaklaşık beş yıldır evrenin erken dönemlerine dair önemli bulgular sunan James Webb Uzay Teleskobu (JWST), Büyük Patlama sonrası oluşan ilk yıldızlar ve galaksiler, ötegezegenler ile yaşam potansiyeli taşıyan gökcisimleri üzerine çok yönlü araştırmalar yürütüyor. Teleskop, başta Güneş Sistemi ve Samanyolu Galaksisi olmak üzere evrenin derinliklerine ışık tutuyor.
NASA, ESA ve CSA işbirliğiyle geliştirilen ve 25 Aralık 2021’de uzaya fırlatılan JWST, bugüne dek inşa edilen en güçlü uzay teleskobu olarak kabul ediliyor. Kızılötesi dalga boylarında gözlem yapabilme yeteneği sayesinde Dünya atmosferinin etkisinden uzakta, yüksek çözünürlüklü görüntüler elde eden teleskop, evrenin daha önce gözlemlenemeyen bölgelerine dair yeni bilgiler sağlıyor.
JWST, fırlatılışından yaklaşık 5,5 ay sonra, Dünya’dan milyarlarca ışık yılı uzaklıktaki galaksileri de içeren, evrenin bugüne kadarki en derin ve ayrıntılı tam renkli görüntüsünü elde etti. 12,5 saatlik gözlem sonucunda ortaya çıkan bu görüntü, bilim dünyasında ve kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.
Görüntü, Dünya’dan yaklaşık 4,6 milyar ışık yılı uzaklıktaki “SMACS 0723” gökada kümesini ve Büyük Patlama’dan yaklaşık 13,1 milyar yıl sonrasına ait galaksileri, eşi benzeri görülmemiş ayrıntılarla gözler önüne serdi. ABD Başkanı Joe Biden, 11 Temmuz 2022’de Beyaz Saray’da yaptığı törenle bu görüntüyü ilk kez kamuoyuyla paylaştı.
Biden, bu fotoğrafların ABD’nin gücünü göstereceğini belirtirken, NASA Direktörü Bill Nelson, “Bundan yüz yıl önce, yalnızca tek bir galaksi olduğunu düşünüyorduk. Günümüzde ise bu sayı sınırsız.” ifadelerini kullandı. NASA, ertesi gün teleskobun diğer tam renkli görüntülerini ve spektroskopik verilerini de yayımladı.
JWST’nin sağladığı yüksek çözünürlüklü gözlemler, evrenin ilk dönemlerine dair yeni keşiflerin önünü açtı. Bilim insanları, 2024’te Büyük Patlama’dan yaklaşık 300 milyon yıl sonrasına tarihlenen “JADES-GS-z14-0” galaksisini gözlemledi. Bu galaksi, o tarihte doğrulanan en uzak galaksi olarak kayıtlara geçti ve ilk galaksilerin beklenenden daha büyük ve parlak olduğunu gösterdi.
JWST’nin 2024’teki gözlemleri, JADES-GS-z14-0’da oksijen bulunduğuna dair güçlü kanıtlar sundu. Daha sonra, Büyük Patlama’dan yaklaşık 280 milyon yıl sonrasına ait “MoM-z14” galaksisi tespit edildi ve 2026 itibarıyla doğrulanan en uzak galaksi oldu. Bu keşifler, ilk yıldız ve galaksilerin sanılandan daha erken oluşmuş olabileceğine dair yeni kanıtlar sağladı.
Bilim insanları, erken evrende bulunan hidrojen, helyum ve lityumun yanı sıra, JWST’nin 2024’teki gözlemleriyle bazı erken dönem galaksilerinde Güneş’tekine göre daha fazla nitrojen, helyum, neon ve karbon tespit etti. Bu kimyasal çeşitlilik, galaksilerin evrimsel süreçlerine dair mevcut bilgilerin yetersiz olabileceği yorumlarına yol açtı.
JWST, galaksi kümelerinin kütle çekimsel mercek etkisinden yararlanarak normalde görülemeyecek sönük galaksileri de gözlemledi. Bu gözlemler, erken evrende beklenenden dört kat daha fazla ışık yayan çok sayıda küçük galaksi bulunduğunu ortaya koydu. Bu galaksilerin, kozmik “karanlık çağın” sona ermesinde önemli rol oynadığı değerlendiriliyor.
Ayrıca, JWST’nin “WHL0137-08” galaksi kümesinin mercek etkisiyle “Earendel” adı verilen, Güneş’ten iki kat sıcak, bir milyon kat parlak ve daha büyük bir yıldız keşfedildi. Earendel, Büyük Patlama’dan 1 milyar yıl sonrasına tarihleniyor.
Teleskop, “küçük, parlak kırmızı noktalar” olarak adlandırılan, daha önce bilinmeyen çok sayıda gök cismini de tespit etti. Bu noktaların, devasa galaksi kümeleri olabileceği düşünülse de, süper kütleli bir kara deliğin etrafında dönen ışık yayan hidrojen gazı olabileceği değerlendiriliyor. Bu yapılar, hem yıldız kümelerine hem de galaksi çekirdeklerine özgü özellikler taşıyor.
James Webb, ayrıca 130 ışık yılı mesafedeki çok gezegenli “HR 8799” sistemini gözlemleyerek, Güneş sistemi dışındaki bir gezegenin atmosferinde karbondioksit varlığını tespit etti. Bulgular, sistemin dört dev gezegeninin, Jüpiter ve Satürn gibi, yavaşça katı çekirdekler oluşturarak şekillendiğine dair güçlü kanıtlar sundu.
Türkiye’nin en güçlü ve en iddialı haber teması: Seobaz Haber Teması. Hız, SEO uyumu ve modern tasarımıyla rakiplerinizi geride bırakın, haber sitenizi zirveye taşıyın.
Yorum Yap