İran ve İsrail arasındaki karşılıklı saldırılar Orta Doğu’da tansiyonu yükseltirken, küresel piyasalar kırmızıya boyandı. Petrol fiyatları 96 dolara dayanırken, borsalarda satış baskısı etkili oluyor.
İran ve İsrail arasındaki karşılıklı saldırılarla Orta Doğu’da tansiyonun yeniden yükselmesi, küresel piyasalarda endişeleri artırdı. Bölgedeki çatışmaların şiddetlenmesi, diplomatik çözüm beklentilerini zayıflattı.
Bölgede 8 Nisan’daki ateşkes sonrası azalan gerilim, İsrail’in İran’a yönelik misilleme hava operasyonları düzenlediğini duyurmasıyla tekrar tırmandı. İran’ın balistik füze saldırılarına karşılık verildiği belirtildi.
ABD’den henüz doğrudan askeri müdahale haberi gelmezken, çatışmaların İsrail ve İran arasında yoğunlaştığı gözlemlendi.
Gerilimin tırmanmasıyla petrol fiyatları yükselişe geçti. Brent petrolün varili 96 dolara kadar çıkarak haftanın ilk işlem gününde önemli bir artış gösterdi. Bu durum, mevcut enflasyonist baskıları daha da artırabileceği değerlendirmesini beraberinde getirdi.
ABD ekonomisinin güçlü seyrini koruması, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) olası şahin para politikası adımlarına ilişkin ihtimallerin gelecek yıla yayıldığına işaret ediyor. Piyasalarda gelecek yıl sonuna kadar Fed’den faiz indirimi beklentisi bulunmuyor.
Analistler, yatırımcıların Orta Doğu gerilimleri, yükselen petrol fiyatları ve enflasyonist baskılar gibi çok sayıda olumsuz faktör altında karar almaya çalıştığını belirtiyor. Bu hafta açıklanacak ABD enflasyon verileri yakından takip edilecek.
Fed’e yönelik faiz artırımı beklentileri ve petrol fiyatlarındaki artışın tetiklediği enflasyon endişeleriyle ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,58’e yükseldi. Dolar endeksi ise cuma günü 100 seviyesini aştı.
Yükselen tahvil faizleri ve güçlenen dolar nedeniyle altının ons fiyatı düşüş eğilimini sürdürdü. Altının ons değeri 23 Mart’tan bu yana en düşük seviyesi olan 2300 dolara geriledi.
Bu gelişmelerle ABD’de endeks vadeli kontratları haftaya negatif başladı. Avrupa’da da endeks vadeli kontratlar negatif seyrediyor. Orta Doğu’daki çatışma riski, enerji ithalatına bağımlı Avrupa ekonomileri için önemli bir risk unsuru oluşturuyor.
Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) perşembe günü faiz oranlarında 25 baz puanlık bir artış yapması bekleniyor. Jeopolitik risklerin artması teknoloji hisselerinde düşüşlere neden olurken, değerli metallerdeki geri çekilme madencilik şirketleri üzerinde satış baskısı yarattı.
Avrupa Birliği, İsrail ile Lübnan arasındaki ateşkes anlaşmasının kalıcı barış için fırsat olduğunu belirterek taraflara uyum çağrısı yaptı.
Cuma günü New York borsasındaki satışlar Asya piyasalarına da yansıdı. Orta Doğu’daki artan riskler, bölge piyasalarındaki satış baskısının ana nedeni olarak öne çıkıyor. Yatırımcıların yapay zeka ve teknoloji şirketlerine yönelik sorgulamaları, Güney Kore ve Japonya borsalarında sert düşüşlere yol açtı.
Japonya ekonomisi yılın ilk çeyreğinde beklentilerin üzerinde büyüme gösterse de, öncü tahminin altında kaldı. Zayıf sermaye harcamaları ekonominin ivme kaybetmesine neden oldu.
Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) bu ay faiz artırımına gideceği öngörüleri, Japonya borsası üzerinde satış baskısı oluşturuyor. BoJ’un gelecek hafta politika faizini 25 baz puan artırması bekleniyor.
Kapanışa yakın Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 6,2, Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 4,1, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 1,4 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1,3 düştü.
Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, cuma gününü yüzde 1,28 değer kaybederek 13.694,19 puandan tamamladı. Dolar/TL kuru ise 46,1010 seviyesinden işlem görüyor.
Yurt içinde bu hafta Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) faiz kararı ve politika metnindeki mesajlar piyasaların odağında olacak. Analistler, BIST 100 endeksinde 13.600 ve 13.500 puanın destek, 13.800 ve 13.900 seviyelerinin ise direnç konumunda olduğunu belirtiyor.
Türkiye’nin en güçlü ve en iddialı haber teması: Seobaz Haber Teması. Hız, SEO uyumu ve modern tasarımıyla rakiplerinizi geride bırakın, haber sitenizi zirveye taşıyın.
Yorum Yap